İlk yolculuk

  /  
1 Kasım 2019

Bunu da tam olarak böyle hayal etmemiştim ama böyle oldu; blogun ilk postu İzmir-Kocaeli yolculuğuna denk geldi. Evet, ben bi filim ve 11 numarada oturuyorum.

Temelde çok büyük bi sorunumuz var -sorumluluğu paylaşır mısınız bilmem ama, bu blogta ne yazılacak hiç bilmiyorum. Herhangi bişey yazılması bile o kadar gecikmişken, bi de buraları derleyip toparlamak, içini bi şeylerle doldurmak fikri biraz yoruyo beni. Öte yandan, yazmak eyleminin kendisi de dinlendiriyo. Kafası karışık fillere selam olsun.

Ben bi fotoğraf meraklısıyım. Aslında fotoğrafçıyım da diyebilirdim ama demesem daha az utanırım. O yüzden bu blogta fotoğrafla ilgili yazıların diğerlerine göre biraz daha torpilli gözükmesine şaşırmayın. Unutmayın; demokrasi bir tramvaydır. Böyle giderse benim durağım da Silivri olur.

Her şeyin üstüne bir çizgi çekmek gerekirse -ki gerekir bok gibi başladım yazıya, bu blog benim kişisel gelişimimin kayıt defteridir. Öğrendiklerim, öğreneceklerim, duyduklarım, izlediklerim ve okuduklarım bu blogun bi köşesinde bir not olarak duracak. Çünkü bu yol uzun. Yolda gördüğümüz bütün güzellikleri, tanıdığımız insanları, duyduğumuz sesleri unutmamak için fil hafızasına ihtiyacımız var. O yüzden işe önce fil olmakla başlayalım.

Şimdilik, adios.

Fotoğraf: Tobias Adam via Unsplash
YORUMLAR